Çay Soğuk içilir,
çayı sıcakken içmek israftır, halbuki onu değerlendirmek varken;
Bir evın büyük salonunda oturursun, oda dışarıdan da soğuktur, kemiklerinin, düşüncelerinin donduğunu hissedersin, karşında çalışman gereken boş beyaz bir bilgisayar ekranı vardır. Ama yazı yazamazsın, parmakların donmuştur, her hareket acı verir.
Ve sonra onu görürsün, büyük bir bardak çay, ona sarılırsın, ellerin yanar, andırış etmezsin, parmaklarının çözülmesini beklersin „donmuş cehennemin“ karşısındaki tek silahın usulca ellerinden kayıp gider, çay soğur artık işine yaramaz, içebilirsin onu…
Sonra yazmaya devam, günlerce, aylarca yapayalnız o odada çalışırsın, ruhunu o bilgisayarın içine akıtırsın, belki ruhunu ısıtacak bir arkadaş olur diye…
CORE üyeleri anısına
X-IQ